Kar Konferansı'16 Röportaj

ÖNÜMÜZDEKİ ETKİNLİK: 

CUMA 11 MAYIS 2018 / SAAT 20:30 Sadri Alışık Kültür Merkezi 




ÜÇ KURUŞLUK MAHALLE DERSLERİ



















Dilruba Saatçi sanatçıların hayallerini özgürce gerçekleştirmelerine olanak tanımaya, alternatif sahne anlayışıyla farklı çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Geçmişte oyunlarını Süzer Sanat Merkezindeki Tiyatro Maan Performans Sahnesinde sergileyen Dilruba Saatçi, G.O! 'yu farklı bir tecrübe yaşamak isteyen tiyatro sevenlerle buluşturdu.
Beklenenleri kırmaya, ön yargıların önüne geçmeye, sabrın ve inancın gücünü tiyatro ile birleştirip birbirimizi yüreklendirmeye hoş gelmişti herkes.

DİLRUBA'YA 'YILIN ÖNDER KADINI' ÖDÜLÜ

DİLRUBA,
Mart 2010 da Türkiye Üniversiteli Kadınlar Derneği tarafından ''Yılın Önder Kadını'' ödülünü almıştır. Yılın Önder Kadını ödül töreninde Dilruba Saatçi'nin sunduğu bu geceye özel şarkı " Hayal " için : " Türk erkeğine armağanımdır" demiştir.


2018 DANS & KONSERVATUVAR HAZIRLIK DERSLERİ

2018 
FARKLI GRUPLAR İÇİN VE ÖZEL ( JAZZ ) DANS DERSLERİ 
BİREYSEL ÇALIŞMALAR VE KONSERVATUVAR HAZIRLIK DERSLERİ
JAZZ DANCE ENERJİ BÜTÜNLÜĞÜNÜN - ÖZDEKİ GÜÇ TEZAHÜRÜ






POLİS



Slawomir Mrozek - Polis















Stendal Devlet Tiyatrosu / Almanya

Devlete karşı karşı tutumundan dolayı son politik mahkûm serbest bırakılıyor. Hapishane bomboş kalıyor. Polisler işsiz kalmaktan korkuyor. Polis gücünden emekliliği gelmek üzere olan polis şefi, bir düşman oluşturmak için memurlarından birini politik suçlara karışmakla görevlendiriyor. 
…ve durduk yere memur suçlu duruma düşüyor, hapse atıyorlar ve psikolojik işkence görüyor. Polisler tek mahkûmlarından dolayı işsiz kalmaktan kurtuluyor.
Memur rolü bana verildi. Nedense…?

HAYAL

Tuzla Mercan  Özel Konsept

'HAYAL'

Bir gün gelecek, Türk erkeği özgürleşecek...





































HABİL VE KABİL

HAPİSHANEDE - ÖZGÜRLÜK & İNSAN OLMAK





































RADYO CAZKOLİK Dilruba Saatçi ile renkli ve müzikli bir sohbet...

Nesrin Aslan`la Erguvanın Rengi stüdyosunun bu hafta pogram konuğu 8 yşından bu yan Berlin`de yaşayan yazar, oyuncu ve yönetmen sayın Dilruba Saatçi. Almanya ve Avusturya`da birçok oyunda yazar ve yönetmen olarak çalışan Saatçi "Fikriye ve Latife, Mustafa Kemal`i Sevdim" isimli oyunuyla ödül kazanan sanatçı Nesrin Aslan`la sanat ve müzik üzeren sohbette...

Dilruba Radyo Cazkolik 1 - TIKLA


Tadına doyulmaz sohbetiyle tiyatro sanatçısı, dansçı, bir koltukta dört sanatı taşıyabilen bir sanatçı Dilruba Saatçi Tunçel Gülsoy stüdyoda renkli ve müzikli bir sohbette.

2018 SAAT KAÇ?


Sevginin ticaret olmadığına inanan azınlığa selamlar...


KÖK























Bir gün gelecek, çözümün kökte olduğunu anlayacağız.


ÖZGÜRÜZ


SADİST – MAZOŞİST BAĞIMLISI TÜRKİYE’DE YAŞAMAYI TERCİH EDEN İNSANLAR





















Halkı uyandırmak mı? Ne haddime!

ÜLKEMİZDE YAŞANANLAR ‘CİNSEL AÇLIK’ MI, ‘CİNSEL SAPKINLIK’ MI?



























Can acıtmıyor yazılanlar, çünkü bizimle hiç alakası yok zaten.
Annelerin kendi profil resmi yerine yetişkin oğlunun resmini, babalar yetişkin kız çocuklarının kini koymasına Freud amca ne derdi bilmem, fakat gelin Oidipus, Elektra Komplesi, Sadizim ve Mazoşizm davranış sapmaları hakkında ne demiş ona bakalım.
Ben yazmadım zaten. Sophokles ile Freud yazdı. Birileri de 2014 de internetde yazdı:

Kamu Spotu - Eğitimde engelsiz düşün... Eşitliği sağla! 2014


Dilruba Saatçi,
toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği'nin engellilere yönelik kamusal farkındalığın artırılması amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında hazırlanan klipte yer almıştır.


Engelsiz düşünmek!

Gerçekten engelsiz düşünebiliyor musunuz?

İzleyin.. karar verin!

CNN TURK  Web Sitesi:

http://www.cnnturk.com/video/yasam/egitimde-engelsiz-dusunmek

Youtube

http://www.youtube.com/watch?v=IAkUc1Tio80

Özür dilerim İstanbul


Yıpratılmış, soyulmuş, tüketilmiş ama tüm bunlara rağmen hayatta kalmaya çabalayan doğuştan güzel bir kadın sanki İstanbul. Kıskanılan, herkes tarafından fethedilmek istenen...bazen güzellikle , çoğu zaman da insafsızca.
Bu yüzden savunur kendini, var gücüyle sınar seni...
Her yönüyle kabul edilmeyi hak eden bir bilge sanki İstanbul.
Ne yaşadıklarına bakmadan, sorgulamadan, anlamadan benim de ihanetim oldu zamanında.

Kabul eder mi bilmem...Doğduğum bu şehrin önünde sadece saygıyla eğilmek kalır artık bana.

Ayıya ‘’Dayı’’ dedi, yinede köprüyü geçemedi. Vay haline!

























Arkadaşım varsayalım ayıya dayı dedikten sonra geçtin köprüyü. Ah ne zor gelmiştir karşındaki o tüylü varlığa ‘’ Sen başka bir şeysin’’ demek. Onun kendisini olmadığı gibi hissettirmek ve daha da gücüne güç katmak... Ah ne söylenmiş sindir geçmeden ve geçtikten sonra içinden ‘’ AYI!’’, diye.

Türkiyeyi terk etmek istemek?


                         















Şu sıralar Türkiyeyi terk etmek isteyen arkadaşlarıma tavsiyem:

Dikkat et, ‘’Tembel var!’’, diye bağırmasınlar yüzüne.

Cumhuriyetin ilk öğretmenlerinden ile inatlaşmak

        ''Şimdi elimi öpebilirsin!''

                                       

                                                           
















http://fikriyevelatife.com/

Bir seyircimiz kulise gelir. Beni görür görmez öyle bir edayla:'' Söyle bakayım, hangi okulu bitirdin sen?'', diye sordu ki, neredeyse saygı duruşunda durarak, kısık bir sesle okulumun adını söyledim. Onurlu ve tatlı sert edası şaşırtıcı değildi. Cumhuriyetin ilk öğretmenlerinden ve okul müdürlerindendi.

''Mustafa Kemal Paşa salonda!'' ve yerinden zıplayan karı koca

İzmir de oyun oynamak bir başka. Her seferinde. Dolu salon, saygılı ve profesyonel teknik ekip, dikkatli seyirci, reaksiyon beklediğim yerlerde alınan tepkiler… ve oyun başlamadan uyuyan seyirci.

























TÜRKİYE’Yİ TANIMAMAK

Otobüsten inen hocanın, öğrencinin gözünden düşmesi





İstanbul’da tiyatro yönettiğim yıllarda kapımın önünden kalkan ve tiyatronun önünde duran otobüs ile işe giderdim. Bir gün içinde bulunduğum otobüs tam tiyatro kapısına doğru yaklaşırken taksiden kadroya yeni girmiş genç oyuncularımızdan, inmekteydi.

Gelecek korkusu bir sanatçı için lüks müdür?


Ekim 2012


Evet. Hayati olmayan her şey lüks katagorisine girer. Ya karın tokluğuna yersin, içersin; yada maddi şartların hangi durumda olursa olsun büyük ve şık bir tabağın içinde duran o küçük porsiyonu tadımlarsın.
İkinçi deneyimi yaşamak istiyorsan, öyle bir hayat kurarsınki bügünün yoktur, çünkü geleceğindeki büyük tabak için düşünür ve eyleme geçersin. Yarının rahatllığının hayalini kurarak bugünü doldurursun, ihritasla, sevinçle... korkuyla. Yoktur cesaterin bugünü yaşamaya, içinden gelen duygunun akışına izin veremessin, veremezsin, çünkü başka bir yöne akar. Geleceğinin yolu değildir o akış.... ve bu yüzden,